Fevzi şen Bana Göre 16 Mart Cumartesi
Fevzi Şen

Fevzi Şen

Fevzi şen Bana Göre 16 Mart Cumartesi

16 Mart 2019 - 01:44

DEDİKODUDAN VAZGEÇERSEK

BU ŞEHİR DAHA ÇABUK GELİŞİR

Her zaman derim, bu şehirde bazı insanların vazgeçemediği tek şey dedikodu yapmak.

Bu işin okumuş ya da cahiliyle alakası yok.

Okumuşu da dedikodu yapar, cahili de. Parası olan da dedikodu yapar, fakiri de.

Elin oğlu 3 kişi biri araya geldiğinde memleket için neler yapalım diye konuşur, bizde ise 3 kişi toplandı mı, dedikoduya başlanır.

Hükümetler yıkılır, yenileri kurulur.

İşleri biraz iyi gitmeyen hemen iflas ettirilir.

Biraz çok gezen için hovarda, arabasını değiştiren için “nerden buldun” dedikodusu yapılır.

İnsanımızın bir kısmı böyle.

Ya resmi kurumlar, STK’lar, siyaset farklı mı?

Aynen devam.

Resmi kurumlarda müdüründen rahatsız olanlar “gitse de kurtulsak” derler ve başlarla dedikoduya.

Siyasette ise dedikodunun daniskası vardır.

Görevden alırlar, göreve verirler. Bu işi yapanlar aklı başında insanlar olması daha vahim bir durumdur.

Neyse, dedik ya dedikodunun okumuşu cahili yok. Fakiri zengini yok.

Bu kafayla da gidersek, çevremizdeki şehirler alır başını gider.

Bizler de sadece onların dedikodusunu yapmak zorunda kalırız.

------------------------------------

SALİH SEL’İN KÖY BİRLEŞTİRME

PROJESİNİ HATIRLATMAK İSTEDİM

Salih Sel’i uzun yıllardır tanırım. O artık ne yazık ki siyasetten demeyelim de işten güçten elini çekiyor. 10 yıl süreyle çok güzel işler yaptı. Takdir edildi, sevildi, saygı duyuldu.

Sayın Sel,İsrafı sevmez, müsrifliği sevmez.

İş hayatında da böyle, yaptığı görevlerde de böyle.

İl Genel Meclisinde, kılı kırk yarar derler ya o misal.

Nereye yatırım gidecekse, yerinde inceler.

Çokça şahit olmuşuzdur.

8 derslik yetecek bir ilçe ya da beldeye 16 derslik kararlarını geri çekmiştir, iptal etmiştir. Keza nereye asfalt yapılacak, yerinde incelemiştir.

İsrafı sevmeyen biri olarak bilinen Sayın Salih Sel’in sadece Afyonumuz için değil ülkemiz için milyarlarca liralık tasarruf sağlayacak projeleri de vardır.

Birkaç kez yazdım, yinelemekte yarar görüyorum.

Afyonumuzda sayıları 30-40-50 olan köyün nüfusları çok azdır.

Nüfusu 20 civarında olan köy de var, 50 olan köy de.

Sayın Salih Sel, köylerin birleştirilmesi konusunu partisinin Ankara toplantılarında Başbakanın da olduğu toplantıda anlatmıştır.

Bilmeyenler için, köylerin birleştirilmesi konusundaki tasarruf projesini tekrarlamak isterim.

Afyonumuzda nüfusları çok az olan köyde de, nüfusu 50 olan köyde de şunlar var.

Köyün alt yapısı için binlerle lira harcanıyor, keza yollar için ayrı bir para.

Her köyde cami var ve haliyle imam da var. Çoğunda okul var, haliyle müdür ve öğretmen var, ya da çok az öğrencisi olan köylerde taşımalı hizmet veriliyor.

Her köyün muhtarı var ve devlete maaş yükü de var.

Çocuk oyun alanları, düğün salonları gibi bir çok ekstra yatırım da var.

Afyon’da nüfusu az olan köylerin yakın köylerle birleştirilmesi projesini ilk ortaya atan da İGM Başkanı Salih Sel’dir.

Projeye göre, nüfusu az olan köyler yakındaki köylerle birleştirilecek. Köylülere ev hatta dam da yapılacak.

Bulundukları köyde neleri varsa orada da olacak.

Ve bütün bu ev dam ve diğer hizmetler için köylülerden tek kuruş para alınmayacak.

Böylece nüfusu az olan köylere verilecek yatırımlar birleştirilmiş köylere akacak.

Sonuç, milyonlarca hatta milyarlarca lira tasarruf sağlanacak.

Afyon’da 30-40 nüfusu az olan köy varsa, yurt çapında kim bilir kaç köy var.

Binlerce köyün yakındaki köylere taşınmasıyla devletimizin ne kadar tasarruf yapacağını düşünebiliyor musunuz?

Bana göre, İGM Başkanı Sayın Salih Sel’in bu projesi yurt çapında hayata geçirilmesi ülkemiz için çok yararlı olacaktır.

Ülkemiz için hayırlı bu güzelim projeyi yeniden hatırlatmak istedim.

Bu vesile görev yaptığı 10 yıl boyunca her kesimden saygı gören, Afyonspor’umuzu amatör ligden alıp 1. Lige çıkmasında büyük katkı sağlayan Sayın Salih Sel Başkanım için ne yazsak az.

------------------------------------

CUMHURBAŞKANIMIZ DUYSA

“HEMEN DESTEK VERİN” DERDİ

Yeni dönemde bilim adamlarımızın önlerinin açılması dileğiyle deyip, eskilerden bir yazıyı sizlere aktarmak isterim.

Geçtiğimiz günlerde Sayın Binali Yıldırım’ın başbakanlığı döneminde katıldığı toplantıda söz almıştı Afyon Altı Nokta Körler Derneği eski başkanlarından Sayın Mesut Yurt.

Ne demişti?

-Afyon’a Biyomedikal Arge Merkezi kurulmalı, bu konuda yardım ve desteklerinizi bekliyoruz.

Sayın Binali Yıldırım ne cevap verdi.

-Toplantının en güzel önerisini yapıldı, tebrik ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da hemen hemen her yerde konusunu açtığı konu, milli olmak, milli üretim.

Madem milli üretim bu kadar önemli ve ülkemizin önünü açacak.

O halde, bu konuda bir hayli yol almış çalışkan insanlara yardım etmek gerekmez mi?

Afyon Kocatepe Üniversitesinde de bu konuda kafa yoranlar, milli olmak yolunda önemli adımlar atanlar var.

Bu değerli bilim adamlarımızın tek gayesi, ülkemizin her yıl milyonlarca dolarının ithalata gitmesini engellemek.

Şunu çok iyi biliyorum ki, bu değerli bilim adamlarımız, imkanlar verilirse çok güzel işlere imza atacak.

Dahası, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın gösterdiği hedefe yani millileşmeye yardım ve destek olmak istiyorlar.

İstekleri ülkemiz için.

İstekleri, yerli üretim için,

İstekleri, millileşmek için.

Bu kadar güzel duygular içinde olan Afyon’daki bilim adamlarımız için gerekli destekler verilmeli. Üniversitemizde bildiğim kadarı ile bu işin alt yapısı var. Bu işte kafa yoran, bilgili, içi vatan millet aşkı ile dolu olan bilim adamlarımız da var.

Hani derler ya, yağ var, şeker var, un var.

Ne kalıyor?

İyi bir helva yapmak için her şey var.

Özellikle göz ameliyatlarında kullanılan bütün malzemeleri yapmak isteyen bilim insanlarımıza gerekli desteği vermeliyiz.

Vermeliyiz çünkü Cumhurbaşkanımızın açtığı yoldan gitmek için,

Vermeliyiz çünkü, Milli olmak için,

Vermeliyiz çünkü, ülkemizin dövizlerinin yurt dışına gitmemesi için,

Vermeliyiz çünkü, bilim adamlarımızın önünü açmak, onlara yerli üretim sağlamak için.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Afyonumuzda böyle bir girişim olduğunu bilse mutlaka el atar, gerekli yardımı yapılması talimatını verirdi diye düşünüyorum.

Temennim, inşallah bu yazı güzel işlere vesile olur.

---------------------------

HAPLARIN KAPSÜLÜNDE

DOMUZ JELATİNİ VAR MI?

Bir ara bir çoğumuzun ilgisini çekecek bir iddia ortaya atılmıştı.

Hapların kapsülü domuz jelatininden yapılıyor.

Önemli ve hayati bir iddiaydı bu.

Bu konuyu aylar öncesinden yazmıştım.

Doğru ya da yanlış cevabı gelmedi.

Aradan aylar geçti ama yeniden sormak isterim.

Belki bu defa birilerinin ilgisini çeker de araştırır.

Tekrar soruyorum.

Hapların kapsülü domuzdan elde edilen jelatinden mi yapılıyor?

---------------------------

MERHUMLARA DUA

İSTEDİK, O KADAR…

Daha önceki yazılarımda, Afyonumuza büyük katkılar sağlayan iki önemli şahsiyetten bahsettim.

Her ikisi de rahmete kavuşmuşlar.

Her ikisinin de sağlıklarında şehrimize büyük katkıları olmuş.

Ama insanoğlu işte, çiğ süt emmiş derler ya o misal.

Nefis var ve rahmetli de olsa bile çekememezlik var.

Allah hepimizi kıskançlıktan, kibirden korusun.

Şunu da söylemek isterim ki, vefattan sonra iyi şeyler söylemek güzel ve hoş.

Ancak, sağlığında bu sözler söylense, sağlığında yaptıkları herkes tarafından takdir edilse daha iyi olmaz mıydı?

Bizim, rahmete kavuşmuş merhum Yusuf Özer ve merhumYılmaz Oruç’dan bahsetmemizin tek sebebi “rahmet istemek” ruhlarına birkaç dua okunmasını sağlamaktır.

Yoksa her şey boş, her şey yalan.

-------------------------------

YEŞİL DALGA SİSTEMİNİ

KURMAK ÇOK MU ZOR?

Yeniden keşif yapacak değiliz. Ülkemizin dört bir yanında yeşil dalga sistemi kullanılıyor.

Ama bizde ise yok denecek kadar az.

Çevre yolunda binlerce araç gelip geçiyor.

Yapın yeşil dalgayı, kimse ışıklarda perişan olmasın.

Ankara’ya gitmeyeniniz yoktur.

Yasal hız sınırları içinde gittiğinizde hiçbir zaman kırmızı ışığa yakalanmadan gidersiniz.

Bizde ise böyle bir uygulama yok.

Merakımdan soruyorum.

Bu yeşil dalga sistemini kurmak çok mu zor, çok mu maliyetli…

Umarım bir açıklama gelir.

-----------------------------------

SON YILLARIN EN HAYIRLI İKİ

YATIRIMI; TÜNEL VE ÜSTGEÇİT

Trafik kazalarında bu millet çok acı çekti.

Çok sıkı tedbirler ve uyarıcı yayınlara rağmen kazalarda önemli bir azalma olmadı.

Geçen bayram, 10 günlük uzun tatil boyunca 100’ü aşkın vatandaşımız hayatını kaybetti 400’ü aşkın vatandaşımız yaralandı.

Küçük notlar verdikten sonra gelelim meselemize.

Afyonumuz bütün bölgelere açılan kapı durumunda.

Özellikle yaz aylarında ve bayramlarda yoğun bir trafik yaşanıyor.

Yazımızın başlığı son yılların en hayırlı yatırımı tünel ve üstgeçit dedik.

Allah için söyleyin.

Üst geçit ve tünel yapılmadan önceki durumla şimdiki durum aynı mı?

Üst geçitten yüzlerce kez geçtik, tünelden de.

Artık trafik çok rahat.

Yan yollar ve diğer yatırımların da bitmesi durumunda yoğunluk tamamen bitecek.

Önümüz kış.

Eskiden Afyon çıkışı tır yada kayan ağır araçlar yüzünden saatlerce kapanırdı.

Şimdi öyle olmayacak.

Tünele giren araçlar, rampayı kolaylıkla aşacak.

O nedenle en hayırlı yatırım dedim.

Kazalarda azalma olacak, insanlarımız zarar görmeyecek, milli servet heba olmayacak.

Bu yatırımların Afyonumuza kazandırılmasında Orman ve Su İşleri eski Bakanımız Prof. Dr. Sayın Veysel Eroğlu’nun imzası var.

Hem üst geçit hem de tünelin faaliyete geçmesi için çok çaba harcadı.

Hep söylerim.

Bu şehre çivi çakanın ellerinden öpmek lazım.

Bu güzelim hizmetlerin Afyonumuza gelmesi için büyük çaba harcayan Sayın Bakanımız Veysel Eroğlu’na ne kadar teşekkür etsek azdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum