31 Mart Seçimlerinde Sona Yaklaşırken
Hüseyin Demir

Hüseyin Demir

31 Mart Seçimlerinde Sona Yaklaşırken

13 Şubat 2019 - 17:26

Hüseyin Demir

Son on beş yirmi senedir Türkiye’de yapılan her seçim ülkenin varlık ve bekasının en önemli boyutunu oluşturuyor. Zira son çeyrek yüz yılda Türkiye özüne ve dahi istiklaline sıkı sarılarak, geleceğini güvenle inşa etmek istiyor. Ama içerideki ve dışarıdaki Türkiye düşmanları ise hiç boş durmuyor. Dünden bu güne ne denediler ise hepsi başarısızlıkla sonuçlanmasına karşın vazgeçmeleri şöyle dursun farklı yol ve yöntem arayışlarına başvurmaktan geri durmadılar, durmayacaklar da. Kendi kurdukları terör örgütlerini sürekli yenileyerek, sahaya sürmekten vaz geçmiyorlar. İçerideki hainler ise, bu şer odaklarına hizmet etmek için adeta yarışıyorlar.

 

 

İç ve dış düşmanların hedefi; ülkenin iç düzenini sarsmak, gereken her yolu deneyerek düşmanlık tohumları ekmek, milletin birlik ruhunu dinamitlemek. Bu şer odaklarına aracılık yapmak isteyenlerin de küresel odaklar tarafından mutlaka kademeli bir şekilde devreye sokulacağı bir ortamın içindeyiz. Zira dış cephede Türkiye’nin bileğini bükemeyenlerin umudu iç cephedir.

 

 

İçerideki hainlerin hedefinde de, ülke içinde meşruiyet tartışması açmak, her seçim öncesi yaptıkları gibi seçim güvenliği tartışması yapmak ama bir türlü iddialarını ispatlayamamak, seçim kazananın başarısına gölge düşürmeye çabalamak, sandıktan alınamayan sonucu meşruiyet tartışmasıyla almaya çalışmak. Amaçları aşikar: Türkiye’nin geleceğini karartmak. Bu işbirlikçiler halkın desteğinden ümitlerini kestikleri için olsa gerek tüm emellerini dış güçlerin desteğine bağlamışlar, onun için onlar ne derlerse -ülkeye neye mal olacağına bakmadan- hemen gündemlerine alıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar maskeleri bir bir düşecek, her zaman olduğu gibi bu sefer de kaybedecekler.

 

 

Bu noktada yüreği bu topraklar için çarpanların bu süreçte neyin yaşandığını, niçin yaşandığını çok iyi bilmesi gerekiyor. Demem o ki, ellerini ovuşturan yıkım ekibine bu seçimde bu millet fırsat vermemeli. Zira bunların Türkiye'nin geleceği için tek bir projeleri, tek bir planları, tek bir hayalleri yoktur. Ama her seçimde 'armut piş, ağzıma düş' misali ülkenin yönetiminin kendi ellerine verilmesini beklerler. Şimdi yine aynı hevesle kıvranıyorlar. Bunun için CHP’si, HDP’si, İP’i bir araya geldiler, tek dertleri milletin iktidarına son vermek. Ama nafile. Bu millet bu ülkenin istiklaline ve istikbaline -15 Temmuz gecesi yaptığı gibi- yine sahip çıkacaktır.

 

 

Ve dahi, bunların 'işler düzelsin, memleket yeniden yükselişe geçsin' diye bir dertleri kesinlikle yok. Eğer fırsat bulup da ipleri ellerine geçirirlerse, zücaciye dükkânına girmiş fil misali her şeyi kırıp dökecekler, yıkacaklar, eski Türkiye'yi yeniden hortlatacaklar. Bunu ben söylemiyorum, kendileri söylüyorlar. Açıkça 'Eski Türkiye'yi geri getireceğiz' diyorlar. Ama milletimizin bunlara, bekledikleri fırsatı, geçmiş on dört seçimde olduğu gibi yine vermeyeceğine inanıyorum.

 

 

31 Mart'ta bu millet AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın yanında duracak ve dahi –inşallah- Ak Parti büyük bir şehircilik hamlesiyle hizmet ufkunu daha da genişletecektir

İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 1994'te başlatılan yerel kalkınma hamlesi 2004'ten beri AK Parti çatısı altında çıtayı sürekli yükselterek bu günlere gelmiştir. Belediyecilik anlayışında çığır açan Ak Parti’nin, gelecek dönemde de tevazu, samimiyet ve gayretle “memleket işi gönül işi” prensibiyle belediyecilikte yine yeni ufuklar açacağını bu millet görecektir.

 

 

Şehir planları, kentsel dönüşüm, akıllı şehirler, sosyal belediyecilik, halkla birlikte yönetim, alt yapı ve ulaşım, benzersiz şehirler, çevreye saygılı şehirler, yatay şehirler, tasarruf ve şeffaflık, değer üreten şehirler gibi projeleri gerçekleştirmiş Ak Parti’nin, bugün sath-ı mailinde bulunduğumuz seçim arifesinde hala bir eşi menendi yok.

Muhalefetin aynı seviyeye yaklaşması için önce “Ak kadroların” memleket sevdasına ve Erdoğan gibi bir lider çıkarmak için de en az çeyrek asra ihtiyacı var. Zira samimiyet, gayret ve sebat ve üretkenlikle ülkenin alternatifsiz partisi “Ak Parti” küresel bir marka oldu olacak.

 

 

İnancım odur ki, bu millet, 31 Mart'ta milli iradeye, ülkenin varlık ve bekasına, şehirlerin geleceğine sahip çıkmaya, Ak Parti’nin hizmet siyasetine destek vermeye, gönül belediyeciliğine kavuşmaya yine ve yeniden “evet” diyecektir, inşallah.

Selam ve dua ile.

13-02-2019

YORUMLAR

  • 0 Yorum