İstanbul Da Seçim Bitti. Ak Partide öz Eleştiri Zamanı
Hüseyin Demir

Hüseyin Demir

İstanbul Da Seçim Bitti. Ak Partide öz Eleştiri Zamanı

30 Haziran 2019 - 19:18

Hüseyin Demir

23 Haziran seçimi bir yenileme seçimiydi. 31 Mart’ta İstanbul’da yaşanan o tuhaf, seçim hileleri üzerine Ak Parti’nin YSK’ ya yaptığı başvuru ve neticesinde alınan karar üzerine yenilenen bir seçimdi. Yine, bu seçimde taktik ile stratejinin mücadelesine şahit olduğumuzu da bilmek gerekiyor. İmamoğlu’nun arkasındaki iradenin geliştirdiği stratejiye, taktik hamlelerle karşı koymaya çalışan bir Ak Parti gördük. Neticede strateji, taktiği mağlup etti.

Seçim bitti. Ak Parti’de özeleştiri zamanı

İstanbul’da seçim bitti, Ak Parti’de tartışma başladı. Ak Parti’nin bugüne kadarki başarısının altında yatan en büyük gerekçe, “Seçmenin verdiği mesajı doğru Anlaması”dır. Özeleştiri yapabilmesidir.
Yenilenen İstanbul seçiminde seçmenin verdiği mesajın Ak Parti yönetimi tarafından doğru okunması demek Ak Parti’nin geleceği de demek.
Bu yüzden şimdi Ak Parti’nin şapkayı önüne koyup muhasebe yapma dönemidir.
Bizim Ak partide gördüğümüz seçim hezimetine götüren hataları kısaca birkaç maddede sıralarsak.
İmamoğlu’nun arkasındaki iradenin geliştirdiği stratejiye, taktik hamlelerle karşı koymaya çalışan bir Ak Parti gördük, karşı konmaya çalışan strateji yok hükmündeydi. En basiti, Her şey güzel olacak sloganına bile savunma niteliğinde aynı sözü içeren her şey daha güzel olacak dendi. Bu tutmadı.
Binalı Yıldırımın Karadeniz gezisi yerine, Diyarbakır’a gitmesi, MHP ve dahi ülkücüleri olumsuz etkiledi.
Son anda Terörist başının mektubunu Cumhurbaşkanı ve dahi üst yönetimin dillendirmesi, Ak partinin Öcalan la diyaloga girmesi, ondan oy dilenmesi, şartların yumuşatılması algısı oluşturdu, buda yine MHP ve Ülkücüleri tamamen Yıldırımdan uzaklaştırdı.
Ak parti teşkilatlarındaki liyakatsiz yöneticilerin gurur, kibir abidesi içine girip teşkilat mensuplarına olumsuz davranmaları da küskünlüğü artırmış ve dahi Ak partideki küskünlerin çoğalmasına sebep olmuştur. Genelde rantçı zihniyete sahip olma alışkanlığı sebebiyle görevden alınmış kişiler muhalefetliklerini alenen dillendirmedikleri için çoğu sandığa gitmeyerek, çoğu da imam oğluna oy vererek egolarını tatmin etmişlerdir. Parti İstanbul da gerçek anlamda küskünleri tespit edip onları ikna yoluna gitmedi, Bu durum da, AK Parti’nin 23 Haziran’daki yenilgisini büyüttü. Ne var ki bu kıssadan da hisse çıkarılmadı ve dahi seçim sonucuna da etki yaptı.
Ordu Valisine hakaret meselesi ‘sayesinde’ İmamoğlu’nun -yargılanıp mahkûm edilerek- görevden alınacağı algısı İmamoğlu seçmenini daha çok bilemiştir. İmdi ise; seçim sonrası seçim sürecindeki hataları tekrarlamamak babında söyleyeceğimiz şu: Seçilen başkanların yetkilerini tırpanlamak, ilk ağızda iyi bir şeymiş gibi görünür. Fakat bu onların mağduru oynamasına fırsat verdiği gibi, başarısızlıklarına mazeret malzemesi olur. Bırakın, kendilerini göstersinler. Meşru yollar dışında engellemelerden sakınmak en doğrusudur.
Birçok kesimin önemle üzerinde durduğu kişilere hayati etki eden ERKEN EMEKLİLİK olayı da Erdoğan’a duyulan küskünlük, kırgınlık ve dahi kızgınlık da sandığa olumsuz yansımıştır.
Binalı yıldırımın projelerinden İstanbul halkı korktu. Nasıl mı? İstanbul sur içinde ve dahi birçok İlçede yapılacağı düşünülen kentsel dönüşüm sonucu evlerinin yıkılıp sokakta bırakılacağı korkusu. Bu konu vatandaşa iyi anlatılmadı
Toplumun önemli sorunu haline gelmiş olan aileye devlet, çözüm üzerinde çaba sarf etmedi veya önemsemedi, konu hala ilgisizlikle devam ediyor. Devlet acil el atmalı. Türkiye'yi parçalamak isteyen dış ve onların uzantısı iç düşmanların öncelikli hedefi DİNİ İNANÇ, AHLAK, AİLE, CİNSİYET ve NÂMUSTUR. Bilinçaltı operasyonlarla toplumumuz AİLEDEN SOĞUTULUYOR! Aileye, Dünya ölçeğinde tuzak kuruluyor! Gül gibi yuvalar bozuluyor! İmrenilesi aileler dağılıyor! Masum yavrular perişan oluyor! Ve Devlet bu ana konuya eğilmeli öz aile kültürümüze dönmemizi sağlamalıdır. Konuya duyarlı insanlarında sandık sonucuna etkisi vardır.
Özet olarak, Karadenizlilerden, doğululardan, Ülkücülerden, küskünlerden, oy alınamadı. Sebebi nüzulü Partinin iyi Arge çalışması olmadığı için.
Sonuç olarak, İstanbul seçimleri, AK Parti açısından ahlaki anlamda bir iç sorgulamanın ve değişimin şart olduğunu herkesin anlayabileceği bir lisanla ortaya koymuş bulunuyor. AK Parti’nin, sanki hiçbir şey olmamış gibi aynı retorik ve statik üzerinden problemleri görmezden gelme; “Nasıl olsa bugünler de geçer ve yolumuza kaldığımız yerden devam ederiz” anlayışıyla yeni siyaset üretmesi mümkün değildir.
AK Parti değişim dinamiğini ön planda tuttuğu dönemlerde hep toplumun rağbetine mazhar nasıl olduysa bu günde değişim dinamiğini harekete geçirmek zorundadır.
AK Parti’nin 17 yıllık yolculuğunu değerlendirdiğimizde, farklı sosyal, kültürel, etnik ve farklı inançlara sahip kesimleri kucaklayan değişimci siyaset anlayışıyla sürekli büyüdüğünü, bu yüzden de haklı olarak Türk siyasetinin merkezi haline gelmişse, bu günde 82 milyonu kucaklayıcı olmak zorundadır.
Ama kabul edelim ki AK Parti bugün artık bu konumda değil. Demokratik değerlerle ve reformist kimliği ile değil, “mağrur” ve “kibir” algısıyla birlikte anılır haldedir. Bu halden kurtulmak zorundadır. Çünkü bu toplum ak partinin kuruluş amacındaki, kimliğine, Misyonuna, Vizyonuna ve dahi dinamizmine acil ihtiyacı vardır.
Ak parti, yapısı, icraatı ve vizyonu ile bir Türkiye gerçeğidir. Kurucu tenkidin ışığı ile kendini gözden geçirmelidir! İlkeler, ahlak ve demokrasi ihlal edilemez! Milleti anlamaya mecburuz!  Selam ve dua ile.
30-06-2019

YORUMLAR

  • 0 Yorum