Görme Engelli Ailelerin, çocuklarının Sosyal Toplumda...
Mustafa Kemal Bektaş

Mustafa Kemal Bektaş

Görme Engelli Ailelerin, çocuklarının Sosyal Toplumda Yaşadıkları Sorunlar

06 Kasım 2018 - 09:01

2018 yılı itibariyle dünyada 150 milyona yakın engelli olduğu tahmin edilmektedir. En iyimser istatistik verilere göre 2 milyona yakın engelli vatandaşımız yaşamaktadır.

 

Bunların içerisinde önemli yer tutan görme engelli ailelerin bilhassa görme engelli annelerin durumu önemli bir yer teşkil etmektedir. Çocuğunu gören bir göz ile yetiştirememenin, sevememenin acısının, heyecanının ne olduğunu kimse bilemez. Görme engelli bu insanlarımızı hem devletimizin ve hemde bireysel olarak toplumca hepimizin korumaya alıp yardımcı olmamız, topluma kazandırmamız gerekmektedir.

 

Görme özürlü ne demektir önce onu açıklayalım: Kişilerin görme alanının gözlük, lens, ameliyat ve ilaç tedavisiyle çok az ya da görmelerinin mümkün olmadığı duruma körlük denir. Bu insanlarımız acınacak insanlar, muhtaç olmayan kişiler olmayıp, zekalarında en ufak bir sorun yoktur. Yıllardır toplum içerisinde itilip kakılmış, halk tarafından soyutlanmış, sosyalleşememişler, her türlü maddi ve manevi imkanlardan yoksun kalmışlar, bu insanlarımıza yeterince ilgi gösterilmemiştir.

 

PEKİ BU İNSANLARIMIZIN GÖRME ENGELLİ OLMALARININ SEBEPLERİ NELERDİR?

 

1. Genetik faktörler

2. Hamilelik esnasında yaşanan kızamık gibi ateşli hastalıklar

3. Manyetik ya da röntgen ışınlarının etkileri

4. Hamilelikte alınan ilaçların yan etkileri

5. Güç doğum olayı

6. Erken doğan prematüre bebeklerde küvezde fazla oksijene maruz kalınması

7. Doğum sonrası çocukların geçirdikleri ağır hastalıklar, kazalar ve zehirlenme vakıaları

8. Erişkin yaşlarda ağır travmalar, kazalar geçirilmesi

9. Yaşlanmaya bağlı görme kusurları, görememe

10. Kanser gibi vücut fonksiyonlarının çalışmasını azaltan durumlar

11. Zehirli gazlara maruz kalma

12. Yüksek ısı ve soğuk havaya maruz kalınma

13. Beyin sarsıntısı gibi beyin ile ilgili vakıalar.

14. Ani şoklar, korkutulma gibi psikolojik sebepler.

15. İş kazaları ve hatalı göz ameliyatları

 

ŞİMDİ GELELİM GÖRME ENGELLİ BİREYLERİN GENEL ÖZELLİKLERİNE :

1. Görme engelli bireylerin görme engelleri zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilememektedir. Zekaları normal olup, akranları arasında bariz fark bulunmamaktadır.

2. Dokunma ve işitme duyuları akranlarına göre daha hassas ve gelişmiştir.

3. Dil eğitimlerinde bir sorunları yoktur. Sadece konuşurken fazla kelime kullanırlar.

4. Sadece kavramsal gelişim olarak göremediklerinden dolayı yaşıtlarına göre biraz geridedirler.

5. Alan, biçim, hacım, genişlik, büyüklük gibi kavramları göremediklerinden dolayı algılamada zorlanırlar.

6. Göremediklerinden dolayı toplumdan soyutlandıklarını düşünürler. Bu nedenle bazan çok sinirli, hırçın ve saldırgan olabilirler.

7. Göremediklerinden dolayı içlerine kapanık, sessiz kendilerine güvenleri azdır.

8. Bu bireylere özel eğitim ve aile içi eğitim ile desteklenildiğinde bir çok alanda başarılı olurlar. Toplumla kaynaştıklarında sosyal ve girişken birey olabilmektedirler.

9. Görme engelliler dışında her hangi bir sağlık sorunları bulunmamaktadır.

10. Görme engellilere yaklaşırken onları korkutmadan sakin bir ses tonuyla konuşulmalı, duyma organları çok geliştiğinden yüksek ses tonuyla irkilip korkabilmektedirler.

11. Farklı yazı sistemi kullanarak o da aynı kitapları okumaktadır.

12. Düzenli bir çevrede bazı koşullar ve olanakların sağlanması halinde görme engellilerde bir yerden bir yere kendi başlarına gidebilmektedir. Bu amaçla kendi başlarına gidebilmeleri için beyaz renkli metalden ve plastikten yapılmış baston kullanırlar. Bunun için özel eğitim almaları gereklidir. Bazıları da eğitim almadan kullanmayı öğrenebilirler. Bu baston olmayınca tehlikeli kazalar yaşayabilmektedirler.

13. Görme engellilerimiz gerekli eğitimi aldıklarındabu insanlarımız da muhtelif spor dallarında etkinliklerini sürdürebilmektedirler.

14. Ülkemizde devletimizin açtığı 16 adet körler okulu, 15 yaş üzerinde ki görme özürlüler için de rehabilitasyon merkezleri vardır. Bunlar yetersizdir. Yaygınlaştırılmalıdır.

PEKİ, GÖRME ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZLA İLETİŞİMİMİZ NASIL OLMALIDIR? ONLAR BİZDEN NASIL DAVRANIŞ SERGİLEMEMİZİ İSTERLER ....

1. Görme engelli vatandaşın koluna siz değil o girsin. Çünkü eğitilme tarzlarında sizin yarım adım gerisinden gelmeleri eğitimi verilmiştir. Kaldırım kenarlarına veya merdiveni anlaması açısından yarım adım geriden sizi takip eğitimi verilmiştir.

2. Kaldırım iniş ve çıkışlarında sürekli sözlü uyarıya gerek olmayıp, o sizi yarım adım geriden izlediği için sizin biraz yavaşlamanız kafidir.

3. Onunla konuşurken ismiyle hitap edin. İsmini bilmiyorsanız "görme özürlü kardeşim, kör" şeklinde konuşmaktan çekinmeyin. Ayrılırken de ona sözlü olarak ayrılacağınızı belirtin.

4. Size yol ve adres soranlarına kesin ve anlaşılır şekilde izah edin.

5. Görme özürlü olan kişiye uzaktan bağırarak yardımcı olmak tehlikeli rahatsız edici bir davranıştır.

6. Duraklarda bekliyen görme özürlülere hangi otobüsü beklediklerini sormayı ihmal etmeyin.

7. Toplu taşıma araçlarında görme özürlü vatandaşların emniyeti açısından kapıların kapalı olmasına özen gösterilmeli, yarım aralıklı kapı açık kapı bıraktırmayın.

8. Onların bulunduğu ortamda yemekte et varsa kesmek için yardım etmeyi teklif edin.

9. Görme özürlü olup, yatılı olarak evinize konuk geldiğinde ona tuvaletin, gardrobun, pencerenin, prizin ve elektrik düğmesinin yerlerini gösterin.

10. Görmeyen çocuklar cisimleri ağızları ile tanımaktadırlar. Bu nedenle cisimleri mikrop bulaşır diye engellemeyin.

11. Elleri göğüs hizasında birleştirmek iki el ile tutma becerileri açısından önemlidir.

12. Görme özürlü çocuğunuza penye, fanila, zıbın giydirmeyin. Tenine yünlü, pazen, kumaş, v.s değerse zihinlerinde de o kadar kavram oluşacaktır.

13. Bebeklerinizi alçak yere yüzü koyun koyup, siz yüksekte oturun. Oyunlar yapın yüksekten konuşun. Böylece başlarını öne eğmemiş olur ve başlarını dik tutmaya alışırlar.

14. Bebeklerinize farklı torbalar yapıp içine nohut, fasülye, pirinç v.s farklı cisimler koyun. Böylelikle görme engelli bebeğinize dokundurarak sert, yumuşak kavramlarını öğretmiş olursunuz.

15. Görme engelli çocuğunuza yürümesi için siz teşvik edin. Ona koşmayı, eğilmeyi, çökmeyi, zıplamayı, kolunu uzatmayı v.s komutları öğretmiş olursunuz.

16. Onlara çıplak ayakla dolaşmalarına müsaade edin. Çimen, mermer, marley, halı, kilim gibi cisimleri nitelemeyi öğretmiş olursunuz. Soğuk, sıcak, sert, yumuşak, ince, kalın, kısa, uzun, büyük, küçük gibi kavramları cisimlere dokundurtarak öğretin.

17. Evde kesici, batıcı, yaralayıcı, can yakıcı nesneleri toplayın. Aldığınız oyuncaklarla pütürlü, düz, küt gibi kavramları ona öğretin.

18. Onların aklı erip konuştuklarında kendi organlarınızı elleri ile tutup kendi vücutlarında ki yerlere götürüp kulak, saç, göz, burun, el, kol, kulak v.s öğretin.

19. Onlara önce odasından başlayarak evdeki mekanı kapıdan başlayarak duvarları, cisimleri yoklatarak yaşadığı mekanını öğretin.

20. Engelli çocuklarınızı parklara götürün. Özgürce koşturun, kaydırın, kendi başına hareket etme yetisini öğretin. Engelli erkeklerimizin toplumda yaşadıkları sorunları engelli kadınlarımız da iki katı yaşamaktadırlar. Bu nedenle engellilik nedeniyle farklı gözle bakılma, dışlanma gibi davranışlarla karşılaşmaktadırlar. E

 

ngelli kadınlar toplumsal cinsiyet, toplumsal engellilik yargısı içerisinde var olma, insan olmaktan doğan onurlarını yüceltme mücadelesi vermektedirler. Toplumumuzda kadına yönelik cinsiyet ayrımcılığı yüzünden engelli olmalarıyla olumsuzluk dahada katlanmaktadır. Kadınsanız iş, sağlık, eğitim, iyi bir gelir şansınız daima düşüktür. Eğer hem engelli ve kadınsanız şansınız yok denecek kadar azdır.

 

İş yerlerinde engelli kadınlar için lavobadan tutun, her alanda mağdur kaldığınız gibi sizden sağlıklı olanlardan istenen davranışları sergilemeniz istenir. Sizi bir türlü anlamak istemezler. İnsan hakları ihlalleri sık sık yaşanır. Çok yönlü ayrımcalıkla karşı karşıya kalırsınız. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesine göre bütün insanlar özgür, onur ve hakları bakımından eşit doğarlar.

 

Ama kadınlarımız tarih boyunca erkek hegomonyasının içerisinde kimlikleri kaybettirilmiştir. Özellikle engelli olmaları nedeniyle kadınlarımıza vebalı imiş gibi davranışlar sergilenmektedir Bu engellilik her an bizlere ya da yakınlarımızda da olabilir. Engelli insanlarda bizim insanımızdır. Onlara hak ettikleri insani değeri vermemiz gerek. Umarım bu yazıyı okuduktan sonra engelli vatandaşlarımıza bakış açınız değişir.

Saygılarımla Mustafa Kemal Bektaş

YORUMLAR

  • 0 Yorum