15 TEMMUZ’U ANMAK, İHANETİ ANLAMAK
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah hakkında yalan uyduran veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki böyle suçlular asla kurtuluşa ermezler.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Size iki şey
bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece
yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar, Allah'ın Kitabı
ve Peygamberinin sünnetidir.”
2
Aziz Müminler!
Bundan üç yıl önce ülkemiz büyük bir badire
atlattı. Suret-i haktan görünerek yıllarca insanımızın
imkân ve değerlerini istismar eden FETÖ, en sonunda
vatanımıza, istiklal ve istikbalimize kastetti. Tarih
boyunca nice ihaneti feraset, cesaret ve fedakârlığı ile
aşan milletimiz, Allah’ın yardımıyla bu işgal girişimine
de geçit vermedi. Bugün, bir kere daha millet olarak
Yüce Rabbimize sonsuz hamdimizi ve şükrümüzü arz
ediyoruz.
Kıymetli Müslümanlar!
15 Temmuz gecesi milletin meclisini yıkmaya,
gençlerimizi ve geleceğimizi esarete sürüklemeye
çalışanlar, bunu din kisvesine bürünerek yaptılar.
İslam’ı anlatıyor, dine davet ediyor, ümmete hizmet
ediyor gibi görünürken aslında fesada çalıştılar.
Böylesi bozguncuların hali Kur’an-ı Kerim’de şöyle
anlatılmaktadır: “Onlara, ‘Yeryüzünde fesat
çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah
edicileriz!’ derler. Şunu bilin ki, onlar
bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.”
3
Değerli Müminler!
Islah adı altında yapılan bozgunculuktan, fitne ve
fesattan daha büyük tehlike olabilir mi?
Peygamber Efendimiz “Bizi aldatan bizden
değildir.”4 buyurmuştur. Öyleyse din adına
aldatmaktan, işgal ve istismardan daha büyük suç
olabilir mi?
Unutmayalım ki, kendini gizleme, olduğundan
farklı görünme, ikiyüzlülük, yalan, tehdit ve şantaj gibi
yöntemlerle ayakta kalan FETÖ, asla İslami bir yapı
değildir.
Rüyalarla, gizemlerle, sinsi planlarla sözde ılımlı
bir İslam kurgulamaya çalışan FETÖ, bir terör
şebekesidir.
Aziz Müminler!
Kur’an ve Sünnete aykırı düşen hiçbir bilginin
dini değeri yoktur. Sahabe neslinden günümüze kadar
Müslümanların çoğunluğu tarafından takip edilen
mutedil ve müstakim yolun dışında kalan anlayışlar
sapmadır.
İslam’a göre, Peygamberimizden başka “masum
ve tartışılmaz” bir otorite yoktur. Dolayısıyla mümin,
aklını, iradesini ve kişiliğini körü körüne bir başkasına
teslim edemez.
Müminler ancak kardeştir. Kibirle, riyayla,
fesatla, iftirayla ümmetin birliğini zedelemek, tefrikaya
kapı aralamak asla kabul edilemez.
Aziz Müslümanlar!
15 Temmuz’u anarken, ihaneti anlayalım ve
üzerimize düşen sorumlulukları bir daha hatırlayalım.
Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde, Sevgili
Peygamberimizin sünnetini model alarak yaşayalım.
Dini kendi menfaatleri için kullanmaya çalışanlara
fırsat vermeyelim. Yüzyıllardır topraklarımızda oluşan
ve dini hayatımızı ayakta tutan Anadolu irfanına sahip
çıkalım.
15 Temmuz’da yaşadığımız acı tecrübeyi bir daha
yaşamamak için dinimizi, dilimizi, ırkımızı, yaratılıştan
gelen zenginliklerimizi istismar etmek isteyenlere karşı
uyanık olalım. Ülkemizi fitne ve fesada sürüklemek
isteyen nifak hareketlerine hep birlikte engel olalım.
Birbirimizin varlığını kendi varlığımız, hukukunu
kendi hukukumuz, iffetini kendi iffet ve izzetimiz
sayalım. Huzur, güven ve kardeşliğimizi
zedeleyebilecek davranışlardan uzak duralım. Birlik ve
beraberliğimizden ödün vermeyelim.
Devletimizin ve milletimizin bekası, ümmet-i
Muhammed’in selameti için çocuklarımızın sahih dini
bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden
almasına özen gösterelim. Onları kime emanet
ettiğimize, kimlerle arkadaşlık ettiklerine, vakitlerini
nerede harcadıklarına, din adına ne öğrendiklerine
dikkat edelim.
15 Temmuz’un yıl dönümünde vatan uğruna can
veren aziz şehitlerimizi rahmetle, yaralarını bir istiklal
madalyası gibi şerefle taşıyan gazilerimizi her daim
minnet ve şükranla anıyoruz.
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah hakkında yalan uyduran veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki böyle suçlular asla kurtuluşa ermezler.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Size iki şey
bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece
yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar, Allah'ın Kitabı
ve Peygamberinin sünnetidir.”
2
Aziz Müminler!
Bundan üç yıl önce ülkemiz büyük bir badire
atlattı. Suret-i haktan görünerek yıllarca insanımızın
imkân ve değerlerini istismar eden FETÖ, en sonunda
vatanımıza, istiklal ve istikbalimize kastetti. Tarih
boyunca nice ihaneti feraset, cesaret ve fedakârlığı ile
aşan milletimiz, Allah’ın yardımıyla bu işgal girişimine
de geçit vermedi. Bugün, bir kere daha millet olarak
Yüce Rabbimize sonsuz hamdimizi ve şükrümüzü arz
ediyoruz.
Kıymetli Müslümanlar!
15 Temmuz gecesi milletin meclisini yıkmaya,
gençlerimizi ve geleceğimizi esarete sürüklemeye
çalışanlar, bunu din kisvesine bürünerek yaptılar.
İslam’ı anlatıyor, dine davet ediyor, ümmete hizmet
ediyor gibi görünürken aslında fesada çalıştılar.
Böylesi bozguncuların hali Kur’an-ı Kerim’de şöyle
anlatılmaktadır: “Onlara, ‘Yeryüzünde fesat
çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah
edicileriz!’ derler. Şunu bilin ki, onlar
bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.”
3
Değerli Müminler!
Islah adı altında yapılan bozgunculuktan, fitne ve
fesattan daha büyük tehlike olabilir mi?
Peygamber Efendimiz “Bizi aldatan bizden
değildir.”4 buyurmuştur. Öyleyse din adına
aldatmaktan, işgal ve istismardan daha büyük suç
olabilir mi?
Unutmayalım ki, kendini gizleme, olduğundan
farklı görünme, ikiyüzlülük, yalan, tehdit ve şantaj gibi
yöntemlerle ayakta kalan FETÖ, asla İslami bir yapı
değildir.
Rüyalarla, gizemlerle, sinsi planlarla sözde ılımlı
bir İslam kurgulamaya çalışan FETÖ, bir terör
şebekesidir.
Aziz Müminler!
Kur’an ve Sünnete aykırı düşen hiçbir bilginin
dini değeri yoktur. Sahabe neslinden günümüze kadar
Müslümanların çoğunluğu tarafından takip edilen
mutedil ve müstakim yolun dışında kalan anlayışlar
sapmadır.
İslam’a göre, Peygamberimizden başka “masum
ve tartışılmaz” bir otorite yoktur. Dolayısıyla mümin,
aklını, iradesini ve kişiliğini körü körüne bir başkasına
teslim edemez.
Müminler ancak kardeştir. Kibirle, riyayla,
fesatla, iftirayla ümmetin birliğini zedelemek, tefrikaya
kapı aralamak asla kabul edilemez.
Aziz Müslümanlar!
15 Temmuz’u anarken, ihaneti anlayalım ve
üzerimize düşen sorumlulukları bir daha hatırlayalım.
Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde, Sevgili
Peygamberimizin sünnetini model alarak yaşayalım.
Dini kendi menfaatleri için kullanmaya çalışanlara
fırsat vermeyelim. Yüzyıllardır topraklarımızda oluşan
ve dini hayatımızı ayakta tutan Anadolu irfanına sahip
çıkalım.
15 Temmuz’da yaşadığımız acı tecrübeyi bir daha
yaşamamak için dinimizi, dilimizi, ırkımızı, yaratılıştan
gelen zenginliklerimizi istismar etmek isteyenlere karşı
uyanık olalım. Ülkemizi fitne ve fesada sürüklemek
isteyen nifak hareketlerine hep birlikte engel olalım.
Birbirimizin varlığını kendi varlığımız, hukukunu
kendi hukukumuz, iffetini kendi iffet ve izzetimiz
sayalım. Huzur, güven ve kardeşliğimizi
zedeleyebilecek davranışlardan uzak duralım. Birlik ve
beraberliğimizden ödün vermeyelim.
Devletimizin ve milletimizin bekası, ümmet-i
Muhammed’in selameti için çocuklarımızın sahih dini
bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden
almasına özen gösterelim. Onları kime emanet
ettiğimize, kimlerle arkadaşlık ettiklerine, vakitlerini
nerede harcadıklarına, din adına ne öğrendiklerine
dikkat edelim.
15 Temmuz’un yıl dönümünde vatan uğruna can
veren aziz şehitlerimizi rahmetle, yaralarını bir istiklal
madalyası gibi şerefle taşıyan gazilerimizi her daim
minnet ve şükranla anıyoruz.







