Son günlerde, kiracılar ile ev sahipleri arasındaki uyuşmazlıkların artış gösterdiği gözlemleniyor. Özellikle kira fiyatlarındaki aşırı artışlar ve depozito sorunları, taraflar arasında önemli bir gerginlik kaynağı haline gelmiştir. Ev kiralama sürecinde, ödenen depozitonun sözleşme sona erdiğinde geri iade edilmesi beklenirken, depozito iadesi sırasında uygulanacak faiz konusu merak konusu olmuştur. Bu konuda yapılan açıklamalara göre, depozito iadesi yapılırken, tüm yıllara yönelik yasal faiz eklenerek geri ödenmelidir. Ancak, kiracının sözleşmeyi feshetmediği ve anahtarları teslim etmediği durumda kira borcu devam eder ve depozito iade hakkı oluşmaz. Özellikle avukat Fatma Kübra Karaoğulları, konuyla ilgili olarak Borçlar Kanunu'nun 342. maddesine dikkat çekerek, depozito bedelinin taşınmaz kiralandığında üç aylık kira bedelini aşamayacağını belirtiyor. Kiracı, kiraya verenin izni olmadan bu bedeli çekemez. Ayrıca, depozitonun bir banka hesabına veya vadeli hesaba yatırılması ve bölgedeki rayiç kira bedeli üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Depozito iadesi, rayiç bedel üzerinden yapılacak. Örneğin, bir kiracı 10 bin TL depozito ödediyse ve tahliye ettiği tarihte bölgedeki rayiç değer 40 bin TL'ye ulaşmışsa, ev sahibi depozito iadesini 40 bin TL olarak yapacaktır. Ancak, depozito iadesi kapsamında, kullanım nedeniyle oluşabilecek basit yıpranma gibi giderler dahil değildir. Kiracı, abonelik borcu veya aidat borcu gibi borçlar bırakmamalıdır. Ayrıca, taşınmazda meydana gelen hasarlar için kiracının sorumlulukları da vurgulanmıştır. Bu bilgiler ışığında, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik daha bilinçli adımlar atılması ve depozito iadelerinde yaşanan yanlış uygulamalara son verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Depozito iadesi, rayiç bedel üzerinden yapılacak. Örneğin, bir kiracı 10 bin TL depozito ödediyse ve tahliye ettiği tarihte bölgedeki rayiç değer 40 bin TL'ye ulaşmışsa, ev sahibi depozito iadesini 40 bin TL olarak yapacaktır. Ancak, depozito iadesi kapsamında, kullanım nedeniyle oluşabilecek basit yıpranma gibi giderler dahil değildir. Kiracı, abonelik borcu veya aidat borcu gibi borçlar bırakmamalıdır. Ayrıca, taşınmazda meydana gelen hasarlar için kiracının sorumlulukları da vurgulanmıştır. Bu bilgiler ışığında, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik daha bilinçli adımlar atılması ve depozito iadelerinde yaşanan yanlış uygulamalara son verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.








