Doların geleceğiyle ilgili yapılan büyük bir tahmin, önemli bir ekonomik gelişmeyi duyurdu. Belirtilen tarihte doların 40 lira olacağı öngörüsü, finans dünyasında dikkatleri üzerine çekti. Ancak, bu olası gelişmenin yanı sıra, borsa tarafındaki fiyatların kalıcılığı konusunda bazı çekinceler bulunuyor. Yatırımcılar, bu durumu değerlendirirken dikkatli olmalı ve risk yönetimine odaklanmalı. Özellikle seçim öncesi dönemde piyasalarda belirsizlik hakim. Bu durum, ekonomi uzmanlarını, yatırımcıları dikkatli olmaya çağırmaktadır. Seçimle ilgili belirsizliklerin, borsa ve diğer yatırım araçlarında dalgalanmalara neden olabileceği öngörülmektedir. Bu nedenle, yatırımcılar, portföylerini yönetirken risk faktörlerini göz önünde bulundurmalı ve uygun stratejilerle hareket etmelidir. İşte diğer ayrıntılar...
Investaz Araştırma ve Strateji Birim Müdürü Mehmet Bilal Bircan'ın değerlendirmesine göre, altın ve döviz piyasalarında Federal Rezerv'in (FED) faiz indirimleri bekleniyor. Özellikle yılın ikinci yarısında ons altında artışlar yaşanması öngörülüyor. FED yetkililerinin faiz indirimleri konusundaki temkinli duruşuna rağmen, 2024'te toplamda 75 baz puanlık üç faiz indirimi bekleniyor. Bu durumda ons altının 2.500 dolar seviyelerine ulaşabileceği tahmin ediliyor. Aynı zamanda dolar/TL kuru üzerinde de yükseliş beklentisi bulunuyor, bu da gram altının yıl sonunda 3 bin TL seviyelerine çıkabileceği anlamına geliyor. Dolar/TL kurundaki dalgalanma, piyasaların yakından takip ettiği bir konu. Geçtiğimiz hafta içinde bankalar arası ve serbest piyasa kuru arasındaki makasın açılması önemli bir odak noktası oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı duruşunu sürdürme mesajları, şubat ayındaki enflasyonun beklentileri aşmasının ardından gelen kredi sınırlaması ve zorunlu karşılık tesisi adımları, seçim sonrasında faiz artış ihtimaliyle birleşerek, yıl sonu dolar/TL tahminlerini 40 TL seviyelerine yoğunlaştırıyor. Yatırımcılara önerilerde bulunan Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü Arda Coşar, Borsa İstanbul BIST-100 endeksinin 9.400 seviyesinden 8.700 seviyesine kadar gerilediğini ve şu anda yukarı yönlü tepki verme çabasında olduğunu belirtiyor. Coşar, 8.600-9.000 arası seviyelerin alım veya pozisyon artırma için uygun olduğunu düşünüyor. Ancak seçici olmanın önemine vurgu yaparak, 2024 beklentilerinin olumlu olduğu sektör ve hisselerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kâr marjları düşük olan bazı sanayi şirketlerinin uzun vadeli performans potansiyeline dikkat çekiyor ve bu şirketlere sınırlı da olsa portföylerde yer verilebileceğini ifade ediyor. Makro beklentilere dayanarak, özel ve büyük banka hisselerinin de portföylere eklenebileceğini öneriyor. Finans dünyasında nakit tutmanın önerilmediği bir ortamda, altın geçen sene en iyi performansı sergileyen yatırım aracı olarak öne çıkıyor. Altın fiyatları şu anda 2.150 dolara doğru hızlı bir yükseliş gösteriyor. Olası 50-100 dolar arası bir geri çekilme durumunda alım için uygun bir fırsat olabilir. Gümüş, altına kıyasla daha geride kalmış olsa da, orta ve uzun vadede daha fazla potansiyel taşıdığı düşünülüyor. ABD borsaları, FED beklentileri ve resesyon endişelerinin olmaması nedeniyle 2023 yılında iyi performans sergiledi. Bu nedenle, ABD hisselerine dayalı yatırım fonları, olumlu bir performans gösterme potansiyeline sahip. Nakit ihtiyacının ötesinde TL ve döviz tutmak önerilmiyor. TL faizli ürünler kısa vadeli parayı park etmek için kullanılabilir, ancak uzun vadeli yatırım için avantajlı görülmüyor. Yerel seçimlere yaklaşırken, özellikle TL varlıklarında yatırım yapma fırsatları değerlendirilebilir. Ancak ekonomi yönetiminin sıkı para politikalarına devam edeceği ve endişelerin biraz erken olduğu düşünülüyor. BIST-100 endeksinin 9.000 seviyesinin altında olması, seçici bir şekilde hisse senetlerine yatırım yapma fırsatı sunabilir. Portföylerde yüzde 40 hisse, yüzde 30 sabit getirili tahvil ve/veya mevduat, yüzde 25 döviz ve yüzde 5 altın içeren dengeli bir portföy öneriliyor. Düşük riskli ve kısa vadeli yatırımcılar, hisse ağırlığını yüzde 40'ın altında tutabilirler, ancak yine de seçici olmaları öneriliyor.
DOLARIN GELECEĞİ İLE ALAKALI BÜYÜK TAHMİN GELDİ
Ekonomim.com'dan Serap Sürmeli'nin haberine göre, uzmanlar, mevcut durumu değerlendirirken önemli gözlemlerde bulunuyor. Piyasalardaki belirsizliklerin yanı sıra, gram altın gibi değerli metallerde görülebilecek dalgalanmalar da yatırımcıları tedbirli olmaya çağırıyor. Bu bağlamda, yatırımcılar, portföylerini çeşitlendirmeye ve risk faktörlerini minimize etmeye odaklanmalıdır. Sonuç olarak, doların geleceği konusundaki büyük tahminin yanı sıra, borsa ve diğer yatırım araçlarında yaşanan belirsizlikler, yatırımcıları dikkatli olmaya yönlendirmektedir. Seçim öncesi dönemdeki belirsizliklerin etkisiyle, ekonomi uzmanları, yatırımcıları risk yönetimine odaklanmaya ve uygun stratejiler geliştirmeye çağırıyor. Bu bağlamda, finans dünyasındaki gelişmeleri yakından takip etmek ve doğru kararlar almak önemlidir.
Investaz Araştırma ve Strateji Birim Müdürü Mehmet Bilal Bircan'ın değerlendirmesine göre, altın ve döviz piyasalarında Federal Rezerv'in (FED) faiz indirimleri bekleniyor. Özellikle yılın ikinci yarısında ons altında artışlar yaşanması öngörülüyor. FED yetkililerinin faiz indirimleri konusundaki temkinli duruşuna rağmen, 2024'te toplamda 75 baz puanlık üç faiz indirimi bekleniyor. Bu durumda ons altının 2.500 dolar seviyelerine ulaşabileceği tahmin ediliyor. Aynı zamanda dolar/TL kuru üzerinde de yükseliş beklentisi bulunuyor, bu da gram altının yıl sonunda 3 bin TL seviyelerine çıkabileceği anlamına geliyor. Dolar/TL kurundaki dalgalanma, piyasaların yakından takip ettiği bir konu. Geçtiğimiz hafta içinde bankalar arası ve serbest piyasa kuru arasındaki makasın açılması önemli bir odak noktası oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı duruşunu sürdürme mesajları, şubat ayındaki enflasyonun beklentileri aşmasının ardından gelen kredi sınırlaması ve zorunlu karşılık tesisi adımları, seçim sonrasında faiz artış ihtimaliyle birleşerek, yıl sonu dolar/TL tahminlerini 40 TL seviyelerine yoğunlaştırıyor. Yatırımcılara önerilerde bulunan Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü Arda Coşar, Borsa İstanbul BIST-100 endeksinin 9.400 seviyesinden 8.700 seviyesine kadar gerilediğini ve şu anda yukarı yönlü tepki verme çabasında olduğunu belirtiyor. Coşar, 8.600-9.000 arası seviyelerin alım veya pozisyon artırma için uygun olduğunu düşünüyor. Ancak seçici olmanın önemine vurgu yaparak, 2024 beklentilerinin olumlu olduğu sektör ve hisselerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kâr marjları düşük olan bazı sanayi şirketlerinin uzun vadeli performans potansiyeline dikkat çekiyor ve bu şirketlere sınırlı da olsa portföylerde yer verilebileceğini ifade ediyor. Makro beklentilere dayanarak, özel ve büyük banka hisselerinin de portföylere eklenebileceğini öneriyor. Finans dünyasında nakit tutmanın önerilmediği bir ortamda, altın geçen sene en iyi performansı sergileyen yatırım aracı olarak öne çıkıyor. Altın fiyatları şu anda 2.150 dolara doğru hızlı bir yükseliş gösteriyor. Olası 50-100 dolar arası bir geri çekilme durumunda alım için uygun bir fırsat olabilir. Gümüş, altına kıyasla daha geride kalmış olsa da, orta ve uzun vadede daha fazla potansiyel taşıdığı düşünülüyor. ABD borsaları, FED beklentileri ve resesyon endişelerinin olmaması nedeniyle 2023 yılında iyi performans sergiledi. Bu nedenle, ABD hisselerine dayalı yatırım fonları, olumlu bir performans gösterme potansiyeline sahip. Nakit ihtiyacının ötesinde TL ve döviz tutmak önerilmiyor. TL faizli ürünler kısa vadeli parayı park etmek için kullanılabilir, ancak uzun vadeli yatırım için avantajlı görülmüyor. Yerel seçimlere yaklaşırken, özellikle TL varlıklarında yatırım yapma fırsatları değerlendirilebilir. Ancak ekonomi yönetiminin sıkı para politikalarına devam edeceği ve endişelerin biraz erken olduğu düşünülüyor. BIST-100 endeksinin 9.000 seviyesinin altında olması, seçici bir şekilde hisse senetlerine yatırım yapma fırsatı sunabilir. Portföylerde yüzde 40 hisse, yüzde 30 sabit getirili tahvil ve/veya mevduat, yüzde 25 döviz ve yüzde 5 altın içeren dengeli bir portföy öneriliyor. Düşük riskli ve kısa vadeli yatırımcılar, hisse ağırlığını yüzde 40'ın altında tutabilirler, ancak yine de seçici olmaları öneriliyor.









