Türkiye'nin her köşesine, Adana'dan Bursa'ya, Mersin'den Kocaeli'ne, Hatay'dan Antalya'ya ve İstanbul'a kadar, herkesin dikkatine sunulan bir uyarı var. Kesin bir tarih belirlendi. Evlerinizdeki değerlilere sıkı sıkıya bağlanın, çünkü yakın zamanda onları bulmak zorlaşabilir. Kuraklık, yağmurun hiç yağmamasından ibaret değildir; yağışların düzensiz olması da kuraklığın bir göstergesidir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yusuf Demir, özellikle yaz aylarının sonlarına doğru yaşanan ani yağışların sel riskini artırdığına dikkat çekiyor. Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları bu açıdan oldukça riskli zamanlar olarak öne çıkıyor.
El-Nino'nun Etkileri Gözler Önünde
Prof. Dr. Yusuf Demir, geçtiğimiz yıl boyunca El-Nino olayının global çapta etkilerini gözlemlediklerini belirtiyor. El-Nino'nun etkilerinin azalmakta olduğu söylense de, son beş ayın kuraklık ve yağış verilerine bakıldığında, ülkenin birçok bölgesinde kuraklık yaşandığı ve beklenen yağışların alınamadığı görülüyor. Kış aylarında da yeterli kar yağışı olmadığı kaydediliyor. Bu veriler ışığında, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde kuraklığın ciddi bir sorun olarak devam edeceği öngörülüyor.
Kuraklık Tehlikesi Yakınımızda
Prof. Dr. Yusuf Demir, kış ve ilkbahar mevsimlerinde beklenen yağışların gerçekleşmemesinin yer altı su kaynaklarını tehlikeye attığını vurguluyor. "Önümüzdeki süreçte hem sıcaklık etkisi hem de kuraklık etkisi gerek insan yaşamını gerekse de tarım üretimi doğrudan etkilemesi oldukça yüksektir. Biz bu süreci değerlendirirken önümüzdeki aylardan haziran, temmuzda yeterli yağışları alırız diye ümit ediyoruz. Veriler gösteriyor ki bu süreç biraz daha devam edecek. Buna yönelik olarak hem tarımsal faaliyetlerde hem de sulama faaliyetlerinde kaynak noktasında ciddi tedbirler almamızı gerektiriyor. Önümüzdeki sürecin bu şekilde devam etmesi insan sağlığı açısından da önemlidir" diyor Demir. Yağışsız geçen günler tek başına kuraklık anlamına gelmez. Prof. Dr. Yusuf Demir, Kurban Bayramı boyunca yağış beklentisinin az olduğunu belirtiyor ve kuraklık tanımını şöyle genişletiyor: "Biz kuraklığı tanımlarken hep şunu söylüyoruz: Sadece yağışın olmaması değil, yağışın düzensiz düşmesi de kuraklık sonucu, kuraklığın bir etkisidir. Bunun etkilerini de zaten son günlerde Ankara'daki sel felaketiyle gördük. Önümüzdeki günlerde belli bölgelerde bu noktada dikkatli olmakta fayda var. Özellikle temmuz, ağustos ve eylül ayları bu anlamda çok kritik aylardır. Bu aylarda ani yağışlar sel şeklinde etkilerini gösterebilirler."








