2027 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin açıklama yapan kamu emekçileri, bütçede faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrılmasına tepki gösterdi.
Vergi yükünün büyük bölümünün çalışanların ve dar gelirlilerin omuzlarına bırakıldığını savunan emekçiler, “Bu bütçe bir refah bütçesi değil, servet transferi bütçesidir” diyerek ek zam, adil vergi sistemi ve demokratik bütçe talebinde bulundu.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesi, kamu emekçilerinin tepkisine neden oldu. Yayımlanan basın açıklamasında hükümetin ekonomi politikaları, bütçe kaynaklarının dağılımı, kamu çalışanlarının alım gücü ve sendikal haklar eleştirildi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 2027 yılı bütçesini “dayanıklılık, refah ve dönüşüm” bütçesi olarak tanımlamasına karşı çıkan açıklamada, hazırlanan bütçenin çalışanlar açısından yeni bir kemer sıkma dönemine işaret ettiği savunuldu.“27,3 TRİLYONLUK BÜTÇEDEN FAİZE 3,98 TRİLYON LİRA”
Basın açıklamasında, 2027 yılı için öngörülen net bütçe giderinin 27 trilyon 276 milyar TL olduğu belirtilerek faiz giderlerine ayrılması planlanan yaklaşık 3,98 trilyon TL'lik kaynağa dikkat çekildi.Sosyal yardım ve destekler için 1,34 trilyon TL ayrıldığının ifade edildiği açıklamada, faiz ödemelerine ayrılan tutarın bu kaynağın yaklaşık üç katına ulaştığı vurgulandı.Kamu emekçileri, bu dağılımın sosyal politikalar yerine finansman giderlerine öncelik verildiğini gösterdiğini savundu.“VERGİ YÜKÜ YİNE ÇALIŞANIN SIRTINDA”
Açıklamada, 2027 yılı için hedeflenen toplam vergi gelirinin 19,9 trilyon TL olduğu, bütçe gelirlerinde vergilerin belirleyici ağırlık taşıdığı belirtildi.KDV, ÖTV ve gelir vergisinin toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 73'ünü oluşturacağı ileri sürülerek dolaylı vergilerin özellikle dar gelirli vatandaşlar üzerindeki etkisine dikkat çekildi.Toplanması hedeflenen 5,5 trilyon TL'lik gelir vergisinin yaklaşık yüzde 93'ünün ücretlilerin maaşlarından yapılan kesintilerden oluşacağı iddiasına da yer verildi.“İşçiler ve kamu emekçilerinin gelirleri ile zorunlu giderleri arasındaki makas hızla açılıyor” denilen açıklamada, mevcut vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi istendi.“SERMAYEYE TEŞVİK, EMEKÇİYE TASARRUF DAYATILIYOR”
Basın açıklamasında, bütçede vergi istisnaları ve indirimleri için 4,87 trilyon TL, işverenlere yönelik destekler için 1 trilyon TL'nin üzerinde kaynak ve kamu-özel iş birliği garanti ödemeleri için 306 milyar TL öngörüldüğü ileri sürüldü.Bu kalemlerin kamu kaynaklarının kullanımında önceliklerin yeniden tartışılması gerektiğini gösterdiği savunuldu.Açıklamada, “Sermayeye vergi afları, teşvikler ve garantili ödemeler sağlanırken kamu emekçisine tasarruf tedbirleri, düşük ücretler ve artan vergi yükü dayatılıyor” ifadelerine yer verildi.YATIRIM FONLARINA İLİŞKİN AĞIR İDDİALAR
Kamu emekçilerinin açıklamasında, yatırım fonları üzerinden gerçekleştiği ileri sürülen usulsüzlüklere de değinildi.Yaklaşık 18 milyar dolarlık bir tutarın söz konusu olduğu iddia edilerek bu süreçte siyasi iktidarın sorumluluğu bulunduğu savunuldu.Açıklamada, iddia edilen kayıpların kamu bütçesinden karşılanmasına karşı çıkılarak sorumlular hakkında hesap verilmesi çağrısında bulunuldu.“MEMUR VE EMEKLİNİN ALIM GÜCÜ ERİYOR”
Kamu çalışanlarının maaş artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığı savunulan açıklamada, 2026 yılı için yüzde 13,11 oranında bir gelir kaybı hesabı yapıldığı belirtildi.2027 yılına ilişkin yüzde 21'lik enflasyon tahmini ile toplu sözleşme zamları arasındaki farka dikkat çekilerek kamu emekçilerinin reel gelirlerinde yeni kayıplar yaşanabileceği öne sürüldü.Açıklamada, bu kayıpların ek zam yoluyla telafi edilmesi istendi.MEMUR-SEN VE KAMU-SEN'E DE ELEŞTİRİ
Basın açıklamasında yalnızca hükümetin ekonomi politikaları değil, toplu sözleşme süreçlerinde görev alan sendikalar da eleştirildi.Memur-Sen ve Kamu-Sen'in kamu çalışanlarının yaşadığı gelir kayıplarında sorumluluğu bulunduğu savunularak sendikal örgütlenmenin önüne yeni barajlar getirilmesine karşı çıkıldı.Açıklamada, sendikaların örgütlenme özgürlüğünü güçlendirmesi ve kamu çalışanlarının ekonomik haklarını öncelemesi gerektiği belirtildi.KAMU EMEKÇİLERİNDEN 10 MADDELİK TALEP
Açıklamada, kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi amacıyla şu talepler sıralandı:- Enflasyon kayıpları karşılansın: Toplu sözleşme artışları ile hedef enflasyon arasındaki kayıplar için ek zam yapılsın.
- En düşük memur maaşı yükseltilsin: Temel ücret yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın.
- Emeklilik hakları iyileştirilsin: Seyyanen zam emekliliğe yansıtılsın, 3600 ek gösterge düzenlemesi genişletilsin.
- 5510 sayılı Kanun değiştirilsin: Ekim 2008 sonrasında göreve başlayan kamu çalışanlarının hak kayıpları giderilsin.
- Vergide adalet sağlansın: Gelir vergisinin ilk dilimi yüzde 10'a sabitlensin, temel ihtiyaçlar vergiden muaf tutulsun.
- Kamu hizmetleri ücretsiz olsun: Eğitim ve sağlık başta olmak üzere temel hizmetler ücretsiz ve nitelikli sunulsun.
- Zorunlu giderler karşılansın: Ulaşım, yemek, servis ve içme suyu kamu çalışanlarına ücretsiz sağlansın.
- Lojman ve kira desteği verilsin: Kamu lojmanları yaygınlaştırılsın, özellikle büyükşehirlerde kira tazminatı ödensin.
- Ücretsiz kreşler açılsın: Kamu kurumlarında 24 saat hizmet verebilen kreşler ve bebek bakım odaları oluşturulsun.
- Sendikal haklar güçlendirilsin: Sendikal barajlara son verilsin, grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklar güvence altına alınsın.









