Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesine göre, bir mirasçı, miras bırakana veya onun yakınlarına karşı ciddi bir suç işlediyse veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerini büyük ölçüde ihlal ettiyse, mirastan men edilebilir.
Eğer bir çocuk, miras bırakanın ölümüne doğrudan ya da dolaylı olarak sebep olduysa, yasal olarak mirastan mahrum bırakılabilir ve bu durumda miras, diğer kardeşler arasında paylaşılır.
MİRASTAN DAHA FAZLA PAY HAKKI ÇOCUKTA KALIYOR
Eğer bir kişi, mal varlığını çocukları arasında farklı oranlarda paylaştırmak istiyorsa, bu tercihini resmi bir vasiyetname ile belirtebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: Miras bırakan kişi, mal varlığının en az yarısını saklı pay olarak çocuklarına bırakmak zorundadır.
Yani, bir miras bırakan, mirasının yarısını bir çocuğuna bırakabilir, ancak geri kalan yarısı saklı pay olarak kabul edilir ve bu kısım diğer çocuklara eşit olarak dağıtılır.
MAHKEME KARARIYLA VASİYETNAME GEÇERSİZ OLABİLİR
Mirasın saklı payı, vasiyetnamenin hükümleriyle bile olsa, miras bırakanın vefatından sonra başkalarına aktarılamaz. Bir mirasçı, kendi payının diğer yarısını bir çocuğuna bırakarak kardeşler arasında farklı pay oranları belirleyebilir. Ancak, bu paylaşım, diğer kardeşlerin saklı pay haklarını ihlal etmemelidir. Eğer ihlal söz konusu ise, mahkeme kararıyla vasiyetname geçersiz sayılabilir.
MİRASÇININ ALT SOYU BULUNMUYORSA NE OLUR?
Eğer bir mirasçının doğrudan varisi olan çocukları veya torunları yoksa, miras, vefat eden kişinin diğer yakın akrabalarına, kan bağına göre bir sıralama takip edilerek dağıtılır. Bu durumda, mirasçının mirası, aile ağacındaki diğer üyelere, öncelik sırasına göre pay edilir.








