Tupperware’in mutfak ürünleri ilk kez büyük perakende mağazalarında ve sergi salonlarında satışa sunulduğunda, tüketiciler markayla yeni tanışıyordu ve ürünlerin nasıl kullanılacağını çoğu zaman kavrayamıyordu.
Bu noktada, Brownie Wise isimli bir kadın devreye girdi. Wise, başka bir firmanın yöneticisiyken Tupperware’in pazarlanmasına katkıda bulundu, ürünleri ev partilerinde sergileyerek kullanımını gösterdi. Bu yöntem, evde zaman geçiren kadınlara yönelikti ve son derece başarılı oldu.
25 MİLYON DOLARLIK ZİRVE
Bir zamanlar sadece bir çiftlik kasabası olan ve şimdi Tupperware’in genel merkezi olan bu bölge, 1954’te şirketin satışlarının 25 milyon dolara ulaştığı bir döneme tanıklık etti. O dönemde, Amerika genelinde düzenlenen Tupperware partileri büyük bir popülerlik kazanmıştı. Bu partilerde, ürünlerin dayanıklılığını test etmek amacıyla üzüm suyu dolu kaplar havada uçuşuyordu.
Tupperware satışları, birçok kadın için önemli bir gelir kaynağı haline gelmişti. Ancak zamanla, tam zamanlı çalışan kadınların sayısının artmasıyla birlikte Tupperware’in satışları azalmaya başladı.
Ev partilerinin sayısı azaldı ve bu partileri düzenleyecek kişiler de. Şirket, alışveriş merkezleri, marka işbirlikleri ve çevrim içi satışlar dahil olmak üzere birçok stratejiyi denedi, ancak bir zamanlar sahip olduğu popülerliğe bir daha asla ulaşamadı.
MÜŞTERİYE ULAŞMA ÇABASI
Yıllar boyunca süren müşterilere ulaşma çabalarının ardından, 2020’de başlayan pandemi sırasında, insanların evde daha fazla vakit geçirmesi ve yemek yapmasıyla Tupperware kısa bir süreliğine yükselişe geçti. Ancak bu yükseliş kalıcı olmadı ve hayat normale döndüğünde, Tupperware’in satışları da eski seviyelerine geri döndü. 75 yıl sonra, artan borçlar ve azalan satışlar nedeniyle şirket iflasın eşiğinde bulunuyor. Partilerin sona ermesinin yanı sıra, plastik yerine daha sürdürülebilir malzemelerin tercih edilmesi, marka imajının zayıflaması, yenilikçi ürün eksikliği ve artan rekabet de Tupperware’in karşılaştığı zorluklardan bazıları.








