Bu şarkıları dinlemeden önce bir kere daha düşünün! Evliliğiniz bitebilir! Tüm detaylara haberimizden ulaşabilirsiniz.
Kadının erkeğe ettiği hakaret, fizikse şiddet, anneyi evden kovma gibi eylemler sonrasında tarafların evlilik birliğini devam ettirdiği vurgulanıp erkek tarafından affedilen, en azından hoşgörü ile karşılaşılan eylemlerin kusur olarak yüklenemeyeceğine karar verildi. Bu durumda tarafların boşanmaya sebep veren ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre, güven sarsıcı davranışları olan ve birlik görevlerini ihmal eden erkek ile eşe hakaret eden, eşi tehdit eden, kıskanan kadın eşit şekilde kusurlu. Kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Boşanmaya sebep olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, kadının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşeceği sabit olduğu için kadın yararına uygun şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekirken bu istek reddi doğru değil ve bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay'ın verdiği karar, yerinde ve detaylı olarak belirli gerekçelere bakıldığı zaman hukuken doğru bir karar. Kadının eşe hakaret etmesi, kayınvalidesini evden kovması, fiziksel şiddet uygulaması ve erkeğin evde sürekli eski ilişkiyi hatırlatır şarkılar dinlemesi, uzaklara dalıp birini düşünmesi psikolojik şiddet olduğu için kusur anlamında eşitlik vardır. Taraflardan birinin diğerinden az veya fazla kusurlu olduğu söylenemez. Fiziksel şiddet ile psikolojik şiddet arasında fark yok, şiddet şiddettir ve kusurdur. Kusur oranı eşittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerinde bir karar vermiştir.'
BU ŞARKILAR EVLİLİK BİTİRİYOR
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi açılan bir boşanma davasında evlilik boyu evde eski ilişkiyi hatırlatacak şekilde şarkı dinlenmesi, uzaklara dalıp gidilmesi, güven sarsıcı hareketler yapan koca ve hakaret, kıskanç davranma ve erkeğin annesini evden kovan kadının eşit şekilde kusurlu olduğuna karar verdi. Avukat Cansen Erdoğan konu ile ilgili kararı şu sözlerle değerlendirdi; İzmir'de bir çift karşılıklı boşanma davası açtı. Yerel mahkeme kararda davalı ve karşı davacı erkeğin eski eşiyle görüştüğü, güven sarsan konuşmaları olduğu, evde eski ilişkisini hatırlatacak şarkılar dinlediği ve kadının bundan rahatsız olmasına rağmen hareketlerine devam ettiği iddia edildi. Erkeğin çocuğun ihtiyaçlarıyla ilgilenmediği, kadının da hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, kıskanç davranma, erkeğin annesini evden kovma olaylarının ispatlandığı değerlendirilmeleriyle kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu sonucuna varıldı ve ilk derece mahkeme kararını bu yönlerden kaldırıp yeni bir hüküm verdi.
Kadının erkeğe ettiği hakaret, fizikse şiddet, anneyi evden kovma gibi eylemler sonrasında tarafların evlilik birliğini devam ettirdiği vurgulanıp erkek tarafından affedilen, en azından hoşgörü ile karşılaşılan eylemlerin kusur olarak yüklenemeyeceğine karar verildi. Bu durumda tarafların boşanmaya sebep veren ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre, güven sarsıcı davranışları olan ve birlik görevlerini ihmal eden erkek ile eşe hakaret eden, eşi tehdit eden, kıskanan kadın eşit şekilde kusurlu. Kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Boşanmaya sebep olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, kadının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşeceği sabit olduğu için kadın yararına uygun şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekirken bu istek reddi doğru değil ve bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay'ın verdiği karar, yerinde ve detaylı olarak belirli gerekçelere bakıldığı zaman hukuken doğru bir karar. Kadının eşe hakaret etmesi, kayınvalidesini evden kovması, fiziksel şiddet uygulaması ve erkeğin evde sürekli eski ilişkiyi hatırlatır şarkılar dinlemesi, uzaklara dalıp birini düşünmesi psikolojik şiddet olduğu için kusur anlamında eşitlik vardır. Taraflardan birinin diğerinden az veya fazla kusurlu olduğu söylenemez. Fiziksel şiddet ile psikolojik şiddet arasında fark yok, şiddet şiddettir ve kusurdur. Kusur oranı eşittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerinde bir karar vermiştir.'








