Kalp Damar Hastalıkları ve Beslenme..

Kalp damar hastalıkları çoğunlukla ileriki yaşlarda ortaya çıkan ve hayati risk taşıyan hastalıklardandır.

Kalp Damar Hastalıkları ve Beslenme..

Kalp damar hastalıkları çoğunlukla ileriki yaşlarda ortaya çıkan ve hayati risk taşıyan hastalıklardandır.

Kalp Damar Hastalıkları ve Beslenme..
27 Kasım 2019 - 11:01

Kalp damar hastalıkları çoğunlukla ileriki yaşlarda ortaya çıkan ve hayati risk taşıyan hastalıklardandır.



Bu hastalığın seyrini değiştirmekte de beslenme önemli rol oynar. Kalp damar hastalığı olan bireylerde sigara içmek alkol kullanmak fiziksel egzersiz ve düzenli beslenme önemli risk kriterlerindendir. Bu faktörlerlere müdahale ederek bütüncül bir yaşam tarzı değişikliğiyle hastalığın seyrinin iyileşmesini sağlayabiliriz.

 

Kalp damar hastalıkları için beslenme önerileri;

 

Karbonhidrat alımı nasıl olmalı

Karbonhidratlar basit ve kompleks olarak ikiye ayrılırlar, basit karbonhidratlar hem kalbi yormasından hemde diğer hastalıkların da riskini artırdığından (tansiyon, diyabet) kullanımı sınırlandırılmalıdır. Kompleks karbonhidrat dediğimiz tahıl grupları ,kurubaklagiller ve çiğ sebze meyve alımı yeterli düzeyde olmalıdır. Lifli besinler kan kolesterolünün düşmesini sağlarken kan şekerini de dengeleyerek diğer başka hastalıkların oluşumunu engeller. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı, pirinç yerine bulgur tüketmek ve haftada 2 gün mutlaka kurubaklagillere yer vermek kalp sağlığımız için oldukça önemlidir. Meyve tüketimi çok sağlıklı gibi görünsede meyvenin fazlasıda ne yazıkki yağ olarak geri dönüyor. Günlük meyve alımı 3 porsiyonu geçmemelidir. Meyve suları değil meyvenin kendisi tüketilmelidir.

 

 

 

 

Kaliteli yağ kullanımı

Yağlarda kendi içerisinde çok fazla çeşitlilik barındırırlar ve özellikle kalp damar hastalıklarında önemli bir yere sahiptirler. Tüketilen yağın miktarı kadar çeşidi de önemlidir. Doymuş yağ dediğimiz margarinler ve tereyağını günlük beslenmemizde bir süre sınırlandırmalıyız. Günlük beslenmemizde doymamış yağ asitlerinden olan omega3 ve omega 6 yı uygun ölçülerde tüketmeliyiz. Bitkisel yağlardan olan ve kalbede oldukça faydası olan zeytinyağı, ceviz ve avokadoyu beslenmemize dahil etmeliyiz.

Kırmızı et tüketimini bir miktar azaltıp beyaz et tüketimini artırmalıyız (haftada 2 kırmızı et haftada 3 balık haftada 2 tavuk eti)

Süt yoğurt peynir gibi protein gruplarının da az yağlı olanlarını tercih etmeliyiz.

Sebzeleri ve patatesi kızartma olarak değil fırında yada buharda pişirerek tüketmeliyiz.

 

 

Omega 3 ve kalp

Omega 3 hem hayvansal hemde bitkisel kaynaklarda bulunan sağlıklı bir yağ çeşididir. Balıkta ki EPA (Eikosapentaenoik Asit) somon balığından yüksek oranda bulunur. Bitkisel omega3 kaynağı olan ceviz, semizotu ve keten tohumunda alfa linoleik asit bulunur. Diyette omega 3 kaynaklarına yer verilmelidir. Vejeteryan olanlar ise mutlaka bitkisel omega 3 kaynaklarını ve ekstra omega 3 desteği almalıdırlar.

 

Egzersizin önemi

Beslenme kadar egzersizinde büyük ölçüde önemi vardır. Hiçbirşey yapamıyorsak bile mutlaka günde 1 saat yürüyüşü aksatmamalıyız. Özellikle açık havada yapılan egzersizler oksijen tüketimini de artırarak kalp ve kan damarlarının sağlığını korur. Egzersiz HDL dediğimiz iyi kolesterol düzeyini artırır kan basıncını düşürür, ve kilonun kontrol altında olmasını sağlar ve stresle başa çıkmayı öğretir.

 

 

Sigara - alkol kullanımı

Genelde kalp hastalığı olan bireylerin hepsinin sigara ve alkol bağımlısı olduğunu görürüz. Sigara ve alkol alışkanlığı olan bireylerde hastalığın ilerlemesi ve kötüleşmesi kullanmayanlara göre daha fazla olabiliyor. Alkol kolesterol dengesini bozuyor ve tansiyon değerlerinde artışa sebep oluyor. Bu da kalp hastalığı olan bireylerde genel durumu bozuyor.

 

 

 

Doktor diyetisyen kontrolünde size en uygun beslenme ve tedavi planı ile kalp damar sağlığınızı koruyabilirsiniz.

DYT. ELİF COŞGUN


YORUMLAR

  • 0 Yorum